artık günler geçermi......
sende gidersen eğer,
yüzüm söyle gülermi.
sende gidersen eğer,
dert dökecek dostum yok.
sarılacak kimsem yok
yaşamaya gücüm yok.
bağrıma taşlar düşer
saçıma aklar düşer
gözümden yaşlar düşer.
sende gidersen eğer
söyle
günler geçermi.
yüzüm böyle gülermi.......
bir zindan.
bir karanlık.
bu ümitsiz ayrılık.
sanma
yaşarım artık
sende gidersen eğer
söyle.
ömür geçermi,
söyle .
yüzüm gülermi......
sende sende
gidersen eğer
şunu bilki bende giderim.
"HERCAİ KARDELEN"


takvimden yapraklar bir,bir düşerken......
haniya yanımda sen olacaktın,
yıllar yudum yudum hasret içerken.
haniya kolumda sen olacaktın,
hani ölesiye beni sevmiştin.
aşklarmı değişti senmi değiştin?
hatırla nasıl da yemin etmiştin.
bir ömür yanımda sen olacaktın,
umudum dağların ardında kaldı
mutsuzluk.
mazinin koynunda kaldı,
üşüyor yüreğim,
yalnız ben değil tüm şehir üşüyor.
senden son hatıra.......
ayrılık kaldı.
haniya.
yanımda sen olacaktın.
ama bilirim ki her şey faydasız,
umutsuz bir aşkın kurbanıyız
ve her kimse o yazan
çoktan yazmış kaderimizi.
lakin isterdim ki,
kadere inat sevseydin beni.
hani ya yanımda sen olacaktın......
bırakmasan ellerimi,
karanlık gecelerin koynuna salmasan
her vurguna açık yüreğimi.
"HERCAİ KARDELEN"






,


    


3/4/2008

BENİ SEVDİĞİME GÖTÜRÜN

özlem

 

Hasta diye bana doktor bulmayın
Alın beni sevdiğime GÖTÜRÜN
Gece yol görünmez deyip durmayın
Kalın beni sevdiğime GÖTÜRÜN

Töre demişler insanlık bumu
Susuz gölde balık neylesin kumu
Her nerde var ise sevda mahkumu
Salın beni sevdiğime GÖTÜRÜN

Avcı nişan alır uçan turnaya
Zalim aldırmazki boyun burmaya
Bir haber gönderin davul zurnaya
Çalın beni sevdiğime GÖTÜRÜN

Coşkunoğlu bunu demesi bir hoş
Sevgisiz geçen günlerim bomboş
Yarin diyarında kanatsız bir kuş
Olun beni sevdiğime GÖTÜRÜN


    


24/3/2008

FERYADI FİGANDIR

Yalnızlık Zindanı


    


24/3/2008

CANIM DEDİKLERİM CANIMI ALDI

Geriye bakma gençligim

 

Yıllarımı verdim ben hayata,bakmadım ardıma.
Dönüpte geriye bakma gençligim..
Aynalara baktım,yaşlı gözlerim,ağardı saçlarım.
Yanılmadı gözlerim yabancı değil.
Kendimim.dönüpte geriye bakma gençliğim.
İnsanlar aynı değil çıkar peşindeler.
Dost dediklerin kendi işindeler…
Dostlar yalan olmuş,insanlık bitmiş.
Dönüp te geriye bakma gençliğim.
Kader demem yazı demem.ne yaptıysan.
Kendin yaptın gençliğim; dönüp te geriye bakma.
Tüketin kendini,zamansız,acımazsız…
İnsanlara heba ettin,kendini zamansız.
Tükettin kendini dönüp te geriye bakma gençligim…


    


15/3/2008

BUNDAN SANA NE

 

Uzak kaldım sevgilerden dostluklardan
Başım kalmaz oldu yastıklardan

Ne senden umut var nede aşkından
Kaderime küstüm bundan sana ne..

Sevgiyi ararım dalda yaprakta
Bütün güzellikler insan olmakta
Arı dolaşırken sümbül papatya
İşi bal yapmaksa bundan sana ne

Bu benim talihim bu kara bahtım
Neden her gün artar derdim gamım
Bedenimi bir gün terk etse canım
Günah benim sevap bundan sana ne


    


13/3/2008

BÜTÜN KARDELEN"LERE SEVGİLERİMLE

Talan ediyordu hayatımı kış,
Ansızın karşıma çıktı kardelen.
Gözlerinde bir çift hüzünlü bakış,
Gizlice gönlüme aktı kardelen.

Yine öyle ince, hassas, duygulu,
Gidecekti bir gün, ayrıydı yolu.
Eğilip önüne, ürkek, korkulu;
Dünyamı başıma yıktı kardelen.

Onun ümitleri altın tasında,
Benimse yüreğim kendi yasında.
Lapa lapa yağan kar arasında,
Sedeften tacını taktı kardelen.

 

 


    


13/3/2008

"KARDELEN"

 

bu günde çok güzeldi.bir melek dünyada ne kadar acı çekerse,okadar acı çekti...

ama asla pes etmedi.bütün dünyası kalbi.onun kalbinde kötülüklere yer yok.o koreli "kardelen"mücadelesi çok büyük.ama yanında onu çok seven biri var.ve o bütün gücünü,ondan almakta.karanlıkta mum ışığı

fırtınada sığınak,buz gibi soğukta barınak.

insan başka ne isteyebilirki.ve en son "kardelen"açtığında yapraklarına dokunan güneş.onların birbirine olan sevgisine gıpta ediyorum.ve dilerim,bu dünyada biyerlerde

hala iyi insanlar vardır.çünki yalnız bir kadın demek"kardelen"demektir.herkese bu masal tadındaki film gibi bir,sevda diliyorum.hala

bi yerlerde kalmışsa.

"asikardelen"


    


4/3/2008

BEN DELİYİM

 

Ben deliyim…
Yorgun ve yalnızım. Kaldırımlara misafirim...
Gecenin gözleri üzerimde.
Denizin ortasında küçük bir adayım, yüzme bilmem…
Yüreğimi bir yere bırakmışım, bıraktığım yerden çok uzaklardayım. Kapıları kapatmışım üstüme, sürgüleri beynime çekmişim.
Ey! Sabreden derviş bana da sabretmeyi öğretsene.
Ben deliyim, ama çok şey bilirim.
Renkler ve zevkler hiçbir şey ifade etmez bana...
Sonların başladığı yerden, başlangıçların son bulduğu yere gidiyorum.
Kara bir tren gibiyim yani, bir istasyondan bir istasyona, hep aynı raylar üzerinde

 

Ben deliyim…
Yağmurun yağması benim için romantik değildir,
ben kurşun yağmurlarını bilirim.
Benim güneşim batmaz, dünyam dönmez, ayım hep mehtap halindedir, rüzgârlarım doğudan eser...
Kadehime doldurduğum hüzünle sarhoş olurum,
Mezem ise bir dilim umut.
Ezbere bilirim yaşamayı, yaşarken savaşmayı.

Ben deliyim.
Ben buralara ait değilim.
Dağları sırt sırta vermiş bir ülkem, surlarla çevrili bir şehrim.
12 den sonra volta attığım caddelerim, kızıl sakallı bir dayım bir de kara gözlü yarim var benim.

 

Ben Deliyim.
Söyleyemediğim düşüncelerim var.
Her akşam ayrı bir meydanda, Atatürk heykelinin karşısında, olmayan aklımı dar ağacına asar, ipini çekerim.
Ölüm, ölüm kurşun olup yağar üzerime.
Binlerce kez öldürülmüş ama ölmemişim.
Ben sıratın canbazı, doğal bir felaket, sosyal bir belayım.

Ben deliyim…
Benim mevsimim değişmez, sadece bahardır.
kuşlardan sadece güvercini bilirim, yüreğim kanatlarıyla beraber çarpar.
İnsanlardan yalnız çocukları severim, onları da büyüyünceye kadar.

Ben deliyim…
Bağıra bağıra şarkılar söylerim, sessiz sessiz şiirler yazarım. Bilmediğim yerlerin, tanımadığım kişilerin resimlerini çizerim.

Ben deliyim...
Kendimle sohbet eder, kendi kendime gülerim.
Telefon kulübeleriyle kavga ederim.
Asfaltın siyahında kaybolur, düşüncelere dalarım.
Çıkmaz sokaklarda kendimi arar, bir de üstüne güzel hayaller kurarım.
Sonra, sonra hayallerimle beraber suya düşerim.

Ben deliyim…
Çayım sekiz şekerlidir, cigara üstüne cigara yakarım.
Dumanı iner efkarımın şehrin üstüne.
Parayı sevmem ama para için çalışırım.
Dört yaşında aşık olduğumu, sonra babamın hiç başımı omuzuna dayamadığını hatırlar, hayal de olsa omuzlarında uykuya dalar, rüyalar görürüm, uyandığımda hiçbirini hatırlamadığım halde...

 

Ben deliyim…
Güzel bir yaşam benim için anlam taşımaz, kimseye düşman değilim, kimseye de dost olmadım.
Ben kendime bile yabancıyım...
Duygularım hep sansüre uğramış, bir fahişenin hayatı gibi yalancıdır gözyaşlarım...
Ufacık bir bakış boğazımı düğümler.
Kimi özlediğimi bilmeden, hasretin en yoğun halini yaşarım.
Ah! İçimden dağıtmak gelir, dağıtamam ya, kendimi dağıtırım.
Gözlerimin kahverengisi gitgide koyulaşıyor, insanlarınki kankırmızılaşır.
Bakamam kimsenin yüzüne, sevgiye muhtaç bir yavruya döner yüreğim... Kalbim titrer, haykırırım ama duyuramam sesimi...
Yine de sardığım tütünde, yaktığım cigarada bulurum mutluluğu...

Ben deliyim, ağlamamaya yemin etmiş gözlerim...
Sonu dramla biten bir hatıra, üç bölümlük bir komedi dizisiyim.
Çoğu zaman çorbama kinimi doğrar, öfkemi kaşıklarım.
Zehir kokan bir gül biter dudaklarımın arasında,
Kimisi tükürür, kimisi öper.
Tükürene mezar, öpene lalezar olurum.

Ben deliyim...

Zülfün hergece ihanetler rıhtımında.
Ciğerimin üstünde sevdasını kurşuna dizer.
Ve ufacık bir bakış boğazımı düğümler.

Ben deliyim...
Bulmacaya benzerim. Kimi zaman soldan sağa bir nota.
Kimi zaman yukarıdan aşağıya Eski Mısır'da bir Tanrıyım.

Ben deliyim, geceyi ikiye böler, sonra hayatın adını yalan koyarım...

Ben deliyim, ben yüreklerde ünlem, kafalarda soru işaretiyim.
Ben deliyim, bağrı taşlarla dolu bir toprak parçasıyım.
Bir uçtan bir uca kurumuşum.
Karınca yuvaları ve ayak izleriyle süslüdür tenim...
Kar yağar üşürüm, güneş olur kavrulurum.

 

Ben deliyim...
Mutluluğu uzaktan seyrederken cebimde küçük umutlar biriktirir, gözlerimi kapının eşiğine dikerim.
İşte o zaman hayat acı kahve tadı verir, hep içime atarım ama, kendimi içine atacak bir yer bulamam.
Anlamayana az gelirim, anlayana çok...
Ne yarınlar birşey bekler benden, ne de ben yarınlardan...
Ben deliyim...
Ağlamamaya yemin etmiş gözlerim...


    


27/2/2008

GERÇEĞİN ŞİİRİ

aglayangzler2px.gif

 

bu bir ayrılık şiiri degildir
birsitemde degil yada isyan
bu bir gercegin siiridir
bu bir imkansızlıgın kelimeye dokulmus halidir
bu sen gerceginin tam yansımadır

artık okusanda biryerlerde
yada hiç bilmesende
bu ne dogaya ne agaca nede uzaya
bu yalnızca
sana yazılmıs bir şiirdir.

buda bu şiirin son kıtasıdır
son noktasına en yakın mısrasıdır
ve belki de
içinde sen olmayan
artık hatta bende olmayan
son satırıdır.
ELVEDA....

 


    


27/2/2008

ALDANILMIŞLIĞIN ACISI

Resim

 

Tam da kara kışlara yakalanmışken, unutmuşken baharı.

Tam da örselenmişken yüreğim acılarla, örslerde dövülmüşken...

Umutlara darılmışken, unutmuşken umut etmeyi.

Karanlıkları yar, yalnızlıkları yoldaş edinmişken.

Kaptırmışken ruhumu serseri yağmurlara.

Tam kendimden vazgeçmişken...

Girmeyecektin dünyama,

Yalancı uykular sunmayacaktın ürkek rüyalarıma.

Hatırlatmayacaktın uykusuz gecelerde nasıl ağlandığını.

Aldanmışlığı çok gerilerde bırakmışken,

Döndürmeyecektin yolundan duygularımı.

Kıpırdatmayacaktın yüreğimin yalnız kuşlarını.

Açmayacaktın gönül pencerelerini sonuna dek...

Gözlerini sürmeyecektin gözlerime.

Sevdanın o en çıkmaz yollarına salmayacaktın düşlerimi.

Benimsemişken boşluğu,

Boşlukla bütünleşmişken yıllar yılı,

Onulmaz acılara kucak açmışken,

Direnmişken yaşama,

Yeni gelen günle aydınlatmayacaktın sabahlarımı.

Ve bütün bunlardan sonra,

Acısına vurulduğum aşkı,

Bir tokat gibi çarparak suratıma,

İmkansızlığı zehir gibi akıtarak ruhuma,

Çürümeye terk edilmiş bir tekne,

Yuvası darmadağın olmuş bir kuş, çalınmış bir yıldız gibi.

Bırakmayacaktın beni yolun tam ortasında.

Evet hayat devam ediyor...

Ben biraz daha eksik,

Biraz daha yorgun, biraz daha yenik,

Hayat devam ediyor.

Artık kapalı yüreğim, yeni acılara, yeni aldanışlara.

Umudun soğuk ikliminde defalarca yüzleştiğim geçmiş...


VE BUGÜN...


SEN UZAKLARDA, BEN BURADA

"ASİKARDELEN"


    


22/2/2008

JANG GEUM"SARAYDAKİ MÜCEVHER"

KORELİ KARDELEN


   








 


azmavi
ahsuvera
uzakdost
meltemcehobiler
sevgisiir
kkucukkelebek
elisa
bombili73
rockfor
duygularinsairi
gamzeseker
kumtanesiaylin
1tebessum
nergizcankul
tugceglyrt
nimetali
eklesene
dantelsayfam
asimelek
benisenaldin
absoluteSpirit
sessizciglik1
evkedisi
1demethuzun
benimkendidunyam
dostalemi
didoli82
daisy1
busecegunler
adnan0670
birdamlakahkaha
omrumsana
benibirbenbilirim
gurbetkusuu
negricangorken
nevintezeren
dnaharikasi
ernate
1hercaikardelen
<%FriendUsername%>






O gece sen gidiyordun.yıldızlar bir,bir düşüyordu.günlerden bir yaz gecesi ama kalbim üşüyordu
O gece sen gidiyordun bir aşk daha bitiyordu
O gece sen gidiyordun içimde dağlar yıkılıyordu
sanki bütün mermiler üzerime sıkılıyordu...


Öyle bakma gözlerime.
dağılmışım kara gözlüm
hasretinin denizinde
boğulmuşum kara gözlüm
bir bendesin bir uzakta
bir özgürsün bir yasakta
ara sıra sarılsakta yetmiyorki kara gözlüm...